İçeriğe geç

Karla diye bir isim var mı ?

Kayseri’de Bir Günüm ve Karla’nın İlk İzleri

Vienteknoloji sayfasına hoş geldiniz! “Karla diye bir isim var mı” hakkında hazırladığımız bu özel içeriğin tadını çıkarın.

Kayseri’de sabahlar her zaman biraz sert başlar. Hava ne kadar güneşli olursa olsun, içime işleyen o keskin soğuk değişmez. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar uyanınca hayatın tam olarak nereye gittiğini anlayamıyorum. Defterlerim dolu, telefonumda yarım kalmış mesajlar, gönderilmemiş ses kayıtları… Ama yine de her sabah yeni bir şey olacakmış gibi uyanıyorum.

O gün de öyleydi. Pencereden dışarı bakarken aklımda tek bir cümle vardı: “Karla diye bir isim var mı?”

Bunu neden düşündüğümü bilmiyordum. Belki rüyamda duymuştum, belki de uzun zamandır unuttuğum bir şeyin yankısıydı. Ama o an içimde garip bir merak vardı. Sanki Karla bir isim değil de, ulaşamadığım bir yerdi.

Defterimi açtım ve yazdım: “Karla diye bir isim var mı gerçekten, yoksa ben mi uydurdum?”

Karla diye bir isim var mı?

Bu soru günün geri kalanını ele geçirdi. Sadece bir isim değildi artık. Bir hissin adı gibiydi Karla. Sanki yıllar önce yarım kalmış bir hikâyenin içinde kalmış bir karakterdi ve ben onu hatırlamaya çalışıyordum.

Otobüse bindiğimde cam kenarına oturdum. Kayseri’nin gri sokakları akıp giderken kulaklarımda kulaklık vardı ama müzik yoktu. Sessizlik bazen daha çok konuşur benimle. O sessizlikte yine aynı soru döndü:

“Karla diye bir isim var mı?”

Yanımda oturan yaşlı adam telefonunda haberleri kaydırıyordu. Bir çocuk annesinin elini sıkı sıkı tutmuştu. Herkes kendi hayatının içindeydi ama benim içimde başka bir dünya vardı. Karla’nın olup olmadığını bilmediğim bir dünya.

Belki de mesele isim değildi. Belki de Karla, bir eksikliğin adıydı.

Otobüs yolculuğu

Otobüs şehir merkezine doğru ilerlerken camdan dışarı baktım. Binalar, insanlar, dükkan tabelaları… Hepsi çok gerçekti ama ben kendimi biraz dışarıda hissediyordum. Sanki hayat akıyordu da ben sadece izliyordum.

Telefonumu açtım. Arama motoruna “Karla” yazdım. Karşıma yabancı sayfalar çıktı. Farklı diller, farklı anlamlar… Bir yerde “kar” ile ilişkili eski bir kelime olduğunu yazıyordu. Bir başka yerde ise bir isim olarak kullanıldığını.

Ama hiçbir şey içimdeki boşluğu doldurmadı.

İçimden geçen cümle şuydu: “Ben Karla’yı nerede duydum?”

Bunu hatırlayamamak sinir bozucuydu. Sanki bir rüyayı uyanınca unutmuş gibi değil, rüyanın içinde kaybolmuş gibi hissediyordum.

Bir mesaj ve boşluk

Öğleye doğru telefonuma bir mesaj geldi. Eski bir arkadaşım yazmıştı. Kısa, sıradan bir mesaj: “Nasılsın?”

Cevap yazmadım. Çünkü içimdeki gerçek cevap kelimelere sığmıyordu. Nasıl olduğumu ben bile bilmiyordum. İyi değildim ama kötü de değildim. Sadece… eksiktim.

O anda Karla tekrar aklıma geldi.

“Karla diye bir isim var mı gerçekten?”

Mesaj kutusunu kapattım. Çünkü bazı anlarda insanlar değil, sorular konuşmak ister.

Karla ile hiç tanışmadığım anlar

Günün ilerleyen saatlerinde kütüphaneye gittim. Kayseri’nin o sessiz, ağır havası kütüphanelerde daha da yoğun olur. Kitapların arasında yürürken sanki zaman biraz yavaşlar.

Bir masaya oturdum. Önümde boş bir sayfa vardı. Kalemimi elime aldım ama yazmadım. Sadece düşündüm.

Karla.

Bu isim zihnimde bir gölge gibi dolaşıyordu. Ne bir yüzü vardı ne de net bir hatırası. Ama varlığını inkâr edemiyordum.

Sanki biri bana geçmişte bu ismi fısıldamıştı ve ben o an anlamamıştım. Şimdi ise anlamaya çalışırken geç kalmıştım.

Kütüphane

Yan masada biri sayfa çeviriyordu. Sayfanın sesi bile içimde bir şeyleri hareket ettirdi. Kitap kokusu, sessizlik, uzaklardan gelen sandalye gıcırtıları…

Ve yine aynı soru:

“Karla diye bir isim var mı?”

Bu sefer sorunun cevabını dışarıda değil, içimde aramaya başladım.

Belki Karla bir insan değildi. Belki bir mevsimdi. Belki de hiç yaşanmamış bir yazın hatırasıydı.

Kendi kendime güldüm. Ama bu gülüş biraz kırık çıktı.

Defter sayfası

Defterimi açtım. Şöyle yazdım:

“Karla diye bir isim var mı bilmiyorum. Ama içimde bir yer var ki, sanki bu ismi çok iyi biliyor.”

Kalem durdu.

Bir süre hiçbir şey yazmadım. Çünkü bazı cümleler devam etmez. Sadece orada kalır.

O an içimde hafif bir hayal kırıklığı vardı. Sanki birine ulaşmaya çalışmışım ama kapı hep kapalıymış gibi.

Ama aynı zamanda küçük bir umut da vardı. Belki Karla gerçekten vardı. Belki sadece yanlış yerde arıyordum.

İçimde büyüyen umut ve hayal kırıklığı

Akşam olduğunda Kayseri’nin ışıkları yanmaya başladı. Şehir yavaş yavaş değişti. Gündüzün sertliği biraz yumuşadı ama içimdeki karmaşa aynı kaldı.

Yürürken kulaklıklarımı taktım. Bir şarkı başladı ama dinlemedim. Çünkü zihnim başka bir yerdeydi.

“Karla diye bir isim var mı?”

Bu soru artık bir yankı gibi içimde dolaşıyordu. Ne zaman yalnız kalsam geri geliyordu.

Bir köşe başında durdum. İnsanlar geçiyordu. Kimse benim içimdeki bu soruyu bilmiyordu. Bu garipti. Çünkü bazen en büyük kalabalığı insan kendi içinde yaşar.

O an fark ettim: Karla belki de bir kişiden çok bir hissin adıydı. Ulaşamadığım, tamamlanmamış bir duygunun.

Hayal kırıklığı mıydı bu? Evet.

Ama aynı zamanda tuhaf bir umut da vardı. Çünkü bir şeyi arıyorsan, onun bir yerde var olma ihtimali hâlâ vardır.

Son sahne: Karla’nın gerçekliği

Bunu da Okuyun: Kış uykusundaki bir ayı uyanır mı ?

Gece eve döndüğümde defterimi tekrar açtım. Sayfalar doluydu ama hiçbir şey net değildi. Kalemimi elime aldım ve uzun süre bekledim.

Sonra yazdım:

“Karla diye bir isim var mı bilmiyorum. Ama ben bu ismi düşündüğümde içimde bir şeyler değişiyor. Belki de önemli olan ismin kendisi değil, bende uyandırdığı şey.”

Kalemi bıraktım.

Pencereyi açtım. Kayseri’nin gece havası içeri doldu. Soğuk ama tanıdık bir hava.

Ve o an fark ettim.

Belki Karla diye biri hiç yoktu.

Ama onun yokluğu bile içimde bir yer kaplıyordu.

Ve bazen, bazı isimler sadece var olup olmadıklarıyla değil, bizde bıraktıkları boşlukla yaşardı.

Bugün “Karla diye bir isim var mı” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Vienteknoloji ile daha fazla içerik için takipte kalın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://tulipbetgiris.org/elexbett.net