Yemin Bozulursa Ne Olur?
Hayatımda verdiğim en büyük yemin, her zaman doğruyu söyleyeceğime dair olanıydı. Kendi kendime, bir gün doğruyu söylemenin getireceği huzurun her şeyden daha değerli olduğunu düşünmüştüm. Ama hayat o kadar basit değildi ve bazen yeminler, insanın ruhunu parçalayacak kadar ağır olabiliyordu. Yemin bozulursa ne olur? İşte, bu sorunun cevabını bulduğum, bir yaz akşamı yaşadığım bir anı paylaşmak istiyorum. Bunu yazarken, o anın içindeki karmaşayı, hayal kırıklığını, hüsranı ve umudu tekrar hissediyorum.
Bir Gece, Bir Yemin
O akşam Kayseri’nin sakinliğinde, her şeyin yavaşladığı saatlerde, telefonum çaldı. Arayan, en yakın arkadaşımdı. Bu, her zaman olduğu gibi bir akşam sohbetine dönüşebilecek bir çağrıydı, ama o anın içinde bir şeylerin farklı olacağını hissetmiştim. Telefonu açtım, sesinden bir gariplik vardı.
“İyi misin?” dedim.
“O kadar iyi değilim, bir şey konuşmamız lazım,” dedi.
İçimde bir korku, bir hıçkırık vardı. “Ne oldu?” diye sordum, ama o kadar korkuyordum ki, cevabını duymak istemediğimi fark ettim.
“Seninle bir yemin ettik ya…” diye başladı, “Ben… bozdum.”
Bunu duyduğum an, vücudumdan tüm kan çekilmiş gibi oldu. O an, zaman bir anda donmuş gibiydi. Yemin bozulursa ne olur? Sadece bir yemin değil, bizim aramızdaki tüm güvenin temeli, belki de hayatımıza şekil veren bir kararın bozulmasıydı. Bir yandan da, “Bunu nasıl yaparsın?” demek istedim, ama bir yandan da içimdeki o başka ben, “Belki de hepimiz insanız,” diyordu.
Bir yemin, sadece kelimelerden ibaret değildir. O kelimeler bir anda bir yük, bir sorumluluk haline gelir ve bazen o yük, omuzlarda ezici bir hale gelir. Bu noktada hissettiklerimi anlatmanın ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyordum. Hayal kırıklığı, korku ve öfke karışımı bir duygu, her şeyimi sarhoş etmişti.
Yemin Bozulmuştu, Ama Kimse Ne Yapacağını Bilmiyordu
O geceyi hatırlıyorum, kelimeler havada uçuşuyordu ama biz hâlâ birbirimizi anlayamıyorduk. O kadar zor bir dönemdi ki, hayatımda hiç bu kadar “bölünmüş” hissetmemiştim. Yemin bozulmuştu, ama kimse ne yapacağını bilmiyordu. Ne ben, ne de o. O kadar çok şey konuşmak istedim ki, cümleler birbiriyle çakışıyordu, kelimeler yerini gözyaşlarına bırakıyordu.
Bana verdiği cevapla bir noktada vicdanını rahatlatmaya çalışıyordu ama ben, duygusal olarak o kadar kırılmıştım ki, her bir söz beni daha da derine çekiyordu. “Belki de beni affedemezsin,” dedi. O an, affedemeyeceğimi düşündüm, ama sonra aklıma “belki de insan olmak budur” düşüncesi geldi. Gerçekten de affetmek, insanın en zor yaptığı şeylerden biridir. Ama bu durumda, yemin bozulmuştu, içimde bir şeyler sızlıyordu.
O an bir bakıma içimdeki eski benle, yeni benim savaşıydı. Yeni benim için affetmek, güveni yeniden inşa etmek anlamına geliyordu. Ama eski benim için bu, ihaneti kabul etmek gibi bir şeydi. “Benimle kal, her şey düzelir,” demek isterdim. Ama her şeyin gerçekten düzelip düzelmeyeceğini kimse bilemezdi. Çünkü bu bozulmuş bir yemin, bozulmuş bir güvenin tamir edilip edilemeyeceği sorusuydu.
Bir Yemin, Hayal Kırıklığına Dönüşebilir Mi?
Yemin, bazen insanın kalbinde en derin duyguları taşır ve o duygular bozulduğunda, büyük bir boşluk bırakır. O gece, boşluğu hissetmiştim. Benim için bir yemin, sadece bir söz değil, bir güven ilişkisi, bir dostluk sözleşmesiydi. Ama şimdi, o sözü bozan biri vardı ve içimde bir boşluk oluşuyordu. O boşluğu doldurmak mümkün müydü? Yemin bozulursa ne olur?
Birçok insan buna “zamanla geçer” der, ama ben bunun ne kadar doğru olduğunu sorguluyordum. Zaman, bazı yaraları iyileştirebilir belki, ama bazılarını da hep hatırlatır. Belki de hayal kırıklığının izi, zamanla silinmez. Bunu düşündükçe, ruhumun bir köşesinde hâlâ o eski yemin vardı; silinmiş değildi, sadece başka bir yere kaybolmuştu.
Ve ben, affetmenin gücüne inanmak istedim. Gerçekten de insanlar hata yapar, bazen kalp kırılır, ama geri dönülemez bir noktaya gelmeden önce, affetmek gerekebilir. Çünkü bazen hayat, öyle bir yerden geçer ki, eğer insan affetmeyi öğrenmezse, o boşluğu asla dolduramaz.
Yemin Bozulursa Ne Olur? Sonra Ne Olur?
Bir yemin bozulursa, kalp kırılır. Birçok his aynı anda yükselir: hayal kırıklığı, öfke, sevgi ve umut. Ama sonra ne olur? İnsan, bu kırıklığı nasıl onarır? Hayat, her zaman öyle kolay bir şekilde ilerlemez. Bu durum, bazen insanı daha güçlü yapar, bazen de daha kırılgan hale getirir.
Birkaç gün sonra, o eski dostumla yeniden konuştum. Ne kadar üzgün olduğunu hissettim. Ben de üzgündüm ama bir şekilde bu duygularla yüzleşmemiz gerektiğini biliyordum. Yemin bozulmuştu, ama bizim için hala bir şans vardı. Zamanla, bazı şeyler değişti. Aramızdaki güven yeniden inşa edildi ama o eski yemin, her şeyin temelinde duruyordu. Belki de bu, hayatın en güzel yanıdır: Her şeyin bozulabileceği ve yeniden inşa edilebileceği bir düzen var.
Sonuçta, yemin bozulursa ne olur? Belki hayal kırıklığı olur, belki de yeniden başlama gücü. Ama bir şey var: Her şeyin bozulmuş olması, her zaman son demek değildir. Kırılabilir, ama kırılmadığı zaman daha güçlü olabilirsiniz.
O gece, tüm o duygularla yüzleşerek öğrendim: Kırılan yeminler, bazen yeniden yapılabilir.